
Articulate’ın öğrenme ve gelişim yaklaşımına göre etkili bir eğitim tasarlamanın ilk adımı doğrudan içerik üretmeye başlamak değil, gerçek ihtiyacı doğru analiz etmektir. İhtiyaç, görev, hedef kitle ve öğretim ortamı analizleri birlikte değerlendirildiğinde neyin öğretilmesi gerektiği, eğitimin kimler için hazırlanacağı ve içeriğin nasıl sunulacağı daha net biçimde belirlenebilir.
Bu yaklaşımın temelinde önemli bir soru vardır: Karşılaşılan performans probleminin çözümü gerçekten eğitim mi?
Eğitim ihtiyaç analizi, çalışanların mevcut performansı ile beklenen performansı arasındaki farkı inceleyerek eğitimle giderilebilecek bir bilgi veya beceri eksikliği bulunup bulunmadığını belirleme sürecidir.
Buradaki kritik nokta, her performans problemini otomatik olarak eğitim ihtiyacı şeklinde değerlendirmemektir.
Bir ekip hedeflenen performansa ulaşamıyorsa bunun nedeni çalışanların yeterli bilgiye sahip olmaması olabilir. Ancak aynı sorun kullanılan teknolojiden, mevcut süreçlerden, çalışma ortamından veya başka operasyonel nedenlerden de kaynaklanabilir.
Bu nedenle eğitim geliştirmeye başlamadan önce şu soru cevaplanmalıdır:
Sorunun nedeni gerçekten bilgi veya beceri eksikliği mi?
Yanıt evetse eğitim doğru müdahalelerden biri olabilir. Yanıt hayırsa yeni bir eğitim hazırlamak asıl problemi çözmeyebilir.
Bir eğitim ihtiyacının belirlenmesi, eğitim tasarımı için tek başına yeterli değildir.
İhtiyaç analizi hangi bilgi veya beceri açığının bulunduğunu gösterebilir. Ancak çalışanın görevi gerçekleştirmek için hangi adımları öğrenmesi gerektiğini, hedef kitlenin mevcut deneyimini veya içeriğin hangi cihazlarda kullanılacağını açıklamaz.
Bu nedenle daha kapsamlı bir eğitim tasarımı için dört farklı analiz birlikte değerlendirilebilir:
Bu dört analiz birlikte ele alındığında eğitim içeriğinin kapsamı ve sunum biçimi daha bilinçli şekilde planlanabilir.
İhtiyaç analizinin amacı yalnızca çalışanların beklenen performansı göstermediğini tespit etmek değildir. Asıl amaç, performans açığının nedenini anlamaktır.
Analiz sırasında şu sorular değerlendirilebilir:
Bu değerlendirme, aslında eğitime ihtiyaç olmayan bir problem için gereksiz içerik üretilmesinin önüne geçebilir.
İhtiyaç analizi sonucunda farklı eğitim konuları belirlenebilir.
Örneğin:
çalışanların yeni bilgi veya beceriler kazanmasını gerektirebilir.
Burada amaç mümkün olduğunca fazla eğitim üretmek değil, gerçek performans ihtiyacına karşılık gelen eğitimi belirlemektir.
Bir becerinin öğretilmesine karar verildikten sonra sıra şu soruya gelir:
Çalışanın bu görevi doğru şekilde gerçekleştirebilmesi için tam olarak ne öğrenmesi gerekiyor?
Görev analizi, karmaşık bir işin daha küçük ve öğretilebilir adımlara ayrılmasını sağlar.
Bir görev değerlendirilirken şu sorular sorulabilir:
Özellikle sık gerçekleştirilen, karmaşık veya hata yapılması ciddi sonuçlar doğurabilecek görevler eğitim açısından daha yüksek öncelik taşıyabilir.
Günlük hayatta kolay görünen görevler bile aslında çok sayıda küçük adımdan oluşabilir.
Örneğin bir e-posta göndermek;
gibi farklı adımlar içerir.
Deneyimli bir kullanıcı bu adımları düşünmeden gerçekleştirir. Ancak yeni öğrenen biri için süreç bu kadar otomatik değildir.
Görev analizi, uzmanların fark etmeden gerçekleştirdiği bu küçük adımları görünür hale getirir.
Aynı konuyu anlatmak, her katılımcıya aynı eğitimi vermek anlamına gelmemelidir.
Hedef kitle veya öğrenen analizi, eğitimi alacak kişilerin mevcut bilgi seviyesini, deneyimini ve öğrenme koşullarını anlamayı amaçlar.
Şu sorular başlangıç noktası olabilir:
Bu bilgiler, tek tip bir eğitim yerine hedef kitlenin gerçek ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bir öğrenme deneyimi oluşturulmasına yardımcı olabilir.
Bir kurumun aynı yazılımı kullanan iki farklı çalışan grubu olduğunu düşünelim.
Grafik tasarım ekibi aracı sosyal medya görselleri veya basılı materyaller hazırlamak için kullanırken başka bir ekip aynı yazılımı farklı iş süreçleri için kullanabilir.
Yazılım aynı olsa bile çalışanların kullanım amacı, görevleri ve ihtiyaç duyduğu bilgi seviyesi farklıdır.
Bu durumda herkese aynı eğitimi sunmak yerine role ve kullanım senaryosuna göre farklı öğrenme yolları oluşturmak daha anlamlıdır.
Hedef kitle analizi ayrıca dil, erişilebilirlik ve öğrenme formatı ihtiyaçlarının projenin en başında belirlenmesine yardımcı olur.
Eğitim içeriğinin nerede ve nasıl kullanılacağı, içerikte ne anlatılacağı kadar önemlidir.
Öğretim ortamı analizi; eğitimin sınıfta mı, çevrim içi mi, masaüstü bilgisayardan mı yoksa mobil cihazdan mı kullanılacağını değerlendirir.
Çevrim içi bir eğitim hazırlanırken şu sorular değerlendirilebilir:
Ekran boyutu bile tasarım kararlarını değiştirebilir.
Masaüstü ekranda rahatlıkla kullanılan uzun bir metin veya yoğun bir görsel düzen, akıllı telefon ekranında aynı deneyimi sunmayabilir.
Bu nedenle;
kullanım ortamına göre değerlendirilmelidir.
Articulate’ın responsive içerik geliştirme yaklaşımı, eğitimlerin farklı ekran boyutlarında kullanılmasını kolaylaştırmayı amaçlar.
Özellikle Rise 360, içeriğin farklı cihazlara uyum sağlayacak şekilde oluşturulabildiği e-öğrenme senaryolarında değerlendirilebilir.
Bu nedenle öğretim ortamı analizi sonucunda çalışanların eğitime masaüstünün yanı sıra tablet veya telefondan da erişeceği görülüyorsa, içerik geliştirme aracının responsive yapısı önemli bir seçim kriteri haline gelir.
FOTOĞRAF BÖLÜMÜ
Bu analizlerin her biri eğitim tasarımının farklı bir sorusunu cevaplar.
Örneğin ihtiyaç analizi çalışanların yeni bir yazılım özelliğini yeterince kullanamadığını gösterebilir.
Görev analizi bu özelliğin doğru kullanımı için gereken adımları belirler.
Hedef kitle analizi bazı çalışanların yazılıma yeni başladığını, bazı çalışanların ise ileri seviyede olduğunu ortaya çıkarabilir.
Öğretim ortamı analizi de eğitimin önemli bir bölümünün mobil cihazlardan tüketileceğini gösterebilir.
Bu dört bilgi bir araya geldiğinde herkese aynı uzun kursu vermek yerine daha hedefli bir öğrenme deneyimi tasarlanabilir.
Analizin amacı yalnızca veri toplamak değildir. Elde edilen sonuçlar doğrudan eğitim tasarımına yansıtılmalıdır.
Örneğin görev analizinde çalışanların yalnızca belirli birkaç adımda zorlandığı görülüyorsa bütün süreci yeniden anlatan uzun bir eğitim yerine daha kısa ve odaklı içerikler hazırlanabilir.
Hedef kitle analizinde farklı roller veya deneyim seviyeleri tespit edildiyse her kullanıcıya aynı öğrenme yolunu sunmak yerine içeriğin farklılaştırılması düşünülebilir.
Analiz sonucunda belirlenen ihtiyaç, kullanılacak Articulate aracının seçiminde de yol gösterici olabilir.
Rise 360, hızlı geliştirilen, responsive ve farklı cihazlarda kullanılabilecek eğitim içerikleri için değerlendirilebilir.
Storyline 360 ise daha gelişmiş etkileşimler, özel öğrenme senaryoları veya dallanan deneyimler gerektiren projelerde kullanılabilir.
Buradaki önemli nokta önce aracı seçip ardından eğitimi ona uydurmak değil; önce eğitim ihtiyacını belirlemek, ardından bu ihtiyaca uygun içerik geliştirme yaklaşımını seçmektir.
Eğitim geliştirme projelerinde yapılan bazı hatalar, hazırlanan içeriğin gerçek probleme cevap vermemesine neden olabilir.
En sık karşılaşılan sorunlar arasında şunlar yer alır:
Analiz aşamasına ayrılan zaman, daha sonra yanlış hedefe yönelik içerik geliştirme riskini azaltabilir.
Etkili e-öğrenme, yalnızca iyi görünen veya etkileşimli bir içerik üretmek değildir.
Önce performans probleminin kaynağı anlaşılmalı, ardından öğrenilecek görevler belirlenmeli, hedef kitle tanınmalı ve içeriğin hangi koşullarda kullanılacağı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle doğru sıra:
İhtiyacı belirle → görevi analiz et → öğreneni tanı → öğrenme ortamını değerlendir → içeriği tasarla.
Articulate’ın ele aldığı analiz yaklaşımının temel değeri de burada ortaya çıkar: amaç daha fazla eğitim üretmek değil, doğru eğitim ihtiyacı için doğru öğrenme deneyimini tasarlamaktır.
Eğitim ihtiyaç analizi, mevcut çalışan performansı ile beklenen performans arasındaki farkı inceleyerek eğitimle giderilebilecek bir bilgi veya beceri açığı bulunup bulunmadığını belirleme sürecidir.
Çünkü her performans problemi eğitimden kaynaklanmaz. İhtiyaç analizi, gerçekten eğitim gerektiren sorunların belirlenmesine ve gereksiz eğitim geliştirme çalışmalarının azaltılmasına yardımcı olur.
Görev analizi, bir çalışanın belirli bir işi başarıyla gerçekleştirebilmesi için gereken adımların ve ön bilgilerin belirlenmesidir.
Hedef kitle analizi; katılımcıların bilgi seviyesini, deneyimini, teknoloji kullanımını, öğrenme ihtiyaçlarını ve erişilebilirlik gereksinimlerini anlamaya yardımcı olur.
Öğretim ortamı analizi, eğitimin hangi ortamda, cihazda ve koşullarda kullanılacağını belirler. Bu bilgiler içerik yapısını, tasarımı ve kullanılacak eğitim teknolojisini etkileyebilir.
Rise 360, responsive ve hızlı geliştirilebilen e-öğrenme içerikleri için kullanılabilir. Storyline 360 ise daha özelleştirilmiş etkileşimler ve gelişmiş öğrenme senaryolarının hazırlanmasına imkan sağlayan bir içerik geliştirme aracıdır.
Doğru analiz, başarılı bir kurumsal eğitim projesinin başlangıç noktasıdır. Sonraki adım ise belirlenen öğrenme ihtiyacını hedef kitleye ve kullanım ortamına uygun bir dijital eğitim deneyimine dönüştürmektir.
Articulate 360 içerisinde yer alan Rise 360 ve Storyline 360, farklı eğitim ihtiyaçlarına göre dijital öğrenme içerikleri geliştirmek için kullanılabilir.
Kurumunuz için Articulate 360 lisans seçeneklerini değerlendirmek, uygun ürün yapısını belirlemek veya kurumsal lisanslama hakkında bilgi almak istiyorsanız ETGİ Grup ile iletişime geçebilirsiniz.